Müslüman Kadına Dair İki Mesele
1. Kadının Edebini Suskunluğunda Sanmak!
Susmak, bitkisel hayattır. Aslında irade bağlamında yokluktur. Çığlık atmak ise hayvansaldır. Çoğu zaman istem dışıdır. İnsan ise nutukta bulunur. Nutk-nutuk, edeple konuşmaktır. Susmaya zorladığınız insan çığlık atar, ortalığı birbirine katar.
İslam, kadına edeple konuşmayı öğretti. Ona kendisini ifade hakkı verdi. Müslüman kadın, Mekke’de İslam’ı konuştu. Medine’de “Ey Allah’ın peygamberi!” diye seslenerek hakkını sordu, öğrendi. Rabiatü’l-Adaviyye gibi bir sûfî dahi konuşan bir kadındır. Oysa kültürel dindarlık, kadının edep namına susmasını talep ediyor. Onun edebini suskunluğuyla ölçüyor. Susma hâlinde kalmak, edep değil, ölümdür, tükenmişliktir. Ölümle yüzleşmek, her zaman kadına çığlık attırmıştır.
Bugün susmaya zorlanan Müslüman kadın, kendisini çığlıklarla ifade edebilmektedir. Çığlıkta düşünce olmaz. Onun çığlığı, düşüncesi değil, acısının duyurusudur. Çığlık etrafı ürkütür, telaşa düşürür. Müslüman kadının çığlığı da telaşlandırıyor, ürkütüyor. Sorumlu kim? Müslüman kadın mı? Onu suskunluğa zorlayan mı?
Dava sahibi susamaz. Müslüman kadın susmamalı, susturulmamalı. Nutkunu edeple duyurmalı. Onun nutku, İslâmî davete zarafet, estetik katar, ivme kazandırır, yol aldırır.
2. Güçlü Kadın Zayıf Aile mi Demektir?
Kadının güçlenmesi ile ailenin zayıflaması arasında doğru bir orantı bulanlar vardır? Onlara göre, kaçınılmaz bir şekilde güçlü kadın, zayıf aile demektir. Yine onlara göre, mazimizde kadınımız zayıf olduğu için ailemiz güçlüydü ve modern zamanlarda kadınımız güçlendiği için ailemiz zayıflamıştır.
Kendileri için kötü bir haber olacak ama Siye ve İslam tarihi onları doğrulamıyor.
Soylu kadın, evrensel kültür genelliğinde güçlüydü. Sıradan kadına İslam güç verdi ve İslam, “Medenî” oldukça kadın hep güçlü oldu. Ne zaman İslâmî bir ihya hareketi yaşandıysa kadın güçlendi. Moğol istilasına kadar böyleydi.
Moğol istilası ile kıyametimiz kopmadı ama yarı bir kıyamet yaşadık, Medeniyetimiz öldü, geriye klasik anlamda “dinimiz” kaldı. Medenî olmayan bir din, küresel kültürden beslenir. Ruhunuzu tatmin etme iddiasıyla ilerlemenizi/maddi yolculuğunuzu durdurur.
Ailenin sorunlar yaşadığı inkâr edilemez. Lâkin ailenin sorunlarını salt kadının güçlenmesine bağlamak, kadın ve aile gerçeğini görmemektir.

BİR CEVAP YAZ